İple Yüz Germe Yöntemlerine ait Sorunlar

Değişik sütürlerle (cerrahi ipler) yapılabilen yüz gençleştirme ve ameliyatsız yüz germe olarak tabir edilen yöntemler 1980’ li yıllarda ortaya çıkmıştır. Değişik firmalara ait çok fazla sayıda sütür çeşidi bulunmakla birlikte hepsinin mantığı bu sütürler üzerindeki küçük dikenler veya koniler yardımıyla yumuşak dokuların yukarı doğru çekilmesidir.

Genel olarak teknik şu şekildedir: Kafa derisinde açılan küçük bir insizyondan bir trokar yerleştirilir ve bu trokar vasıtasıyla yüzün daha distal bir noktasına sütür gönderilir. Ardından trokar çıkartılır ve sütür çekilerek sütür üzerindeki yumuşak dokunun yukarı kaldırılması sağlanır. Daha sonra sütür ilk giriş noktasına sabitlenir. Yöntem lokal anestezi altında uygulanan bir yöntem olup başka ameliyatlarla kombine şekilde de uygulanabilir.

Teknik çok basit olduğu için uygulama çok büyük bir cerrahi yetenek gerektirmez. Ayrıca lokal anestezi altında yapılabilecek bir işlem olduğu için hastane yatışına gerek yoktur. İşlem sonrası hastaların çok fazla şişlik ve morluğu da olmaz. Yani yöntem mükemmel bir seçim gibi görülmektedir. Ancak iki sorunun cevaplanması gerekir:
Bu yöntemin komplikasyonları nelerdir
Bu yöntem ne kadar etkilidir ve etki süresi ne kadardır?
Komplikasyonlar:

Erken dönem komplikasyonlar: Erken dönem komplikasyonları tüm cerrahi yöntemlerde görülebilecek komplikasyonlardır. Örneğin ödem, morluk, ağrı vb. Bunlar sütür tekniklerinde diğer yöntemlere göre daha az görülmekle birlikte bazı hastaların düşündüğünün tersine hiç görülmez değildir. Tüm cerrahi yöntemlerde olduğu gibi hastaların işlem sonrası bir süre dinlenmesi ve gerekli ilaçları kullanması gerekmektedir

Enfeksiyon: Yöntemin en sık görülen komplikasyonlarından biri olup bazı şahıslarda görülen sütür reaksiyonu ile karıştırılmamalıdır. Enfeksiyon vücut içindeki yabancı cismin sokulması sırasında gerekli sterilizasyonun yeterli olmaması nedeniyle ortaya çıkan bir durum olup antibiyotik tedavisi gerektirir ancak bazı durumlarda antibiyotik tedavisi yeterli olmaz ve yerleştirilen sütürlerin çıkartılması gerekebilir. Her ne kadar basit bir cerrahi işlem olarak görülse bile yöntem steril şartlar altında bir ameliyathanede uygulanmalıdır.

Sütür reaksiyonu: Bazı hassas kişilerde ortamda enfeksiyon amili olmadığı halde vücudun sütüre karşı gösterdiği bir yabancı cisim reaksiyonu olup sıklıkla bulguları enfeksiyona benzer yani lokal ısı artışı, ağrı, kızarıklık, şişlik şelindedir. Sıklıkla sütürler çıkartılmadan durum düzelmez.

Sütürlerin dışarıdan hissedilmesi: Bazı vakalarda koyulan sütürler renksiz olduğu için dışardan bakmakla görülmese bile elle dokunulduğu zaman hissedilebilir. Sıklıkla sütürün çok yüzeyel yerleştirilmesine bağlıdır ve yine sütürün çıkartılması gerekebilir.

Sütürlerin küçük çukurlara neden olması: Bunun tam sebebi bilinmemekle birlikte sebep ya sütür etrafında bir fibröz kapsül oluşması ya da sütürün dermis tabakasından geçmesidir. Sütürün yerleştirilmesi esnasında fazla yüzeyden gidilmesi sonucu sütür dermis tabakasından geçerse bu bölgede çekme ve sonuçta çukurluk olur. Bu komplikasyon eğer gözden kaçmazsa, operasyon esnasında sütürü tekrar yerleştirerek düzeltilebilir ancak dikkat edilmez veya ödem nedeniyle gözden kaçarsa sütürlerin çıkartılması gerekir.

Sinir parezileri: Özellikle parotis bezi civarında yapılan işlemlerde fasiyal sinirin buccal dalında pareziler görülebilir. Bu işlem esnasında sütürün derinden geçip buccal siniri sıkıştırmasından kaynaklanır ve 2-3 aylık bir gözlem sonrası düzelme olmuyorsa sütürün çıkartılması gerekir. Yine frontal sinire ait pareziler alın bölgesinde yapılan kaldırma işlemlerinden sonra görülebilir

Asimetri: Yine oldukça sık problemlerden birisi olan asimetri sıklıkla sütürlerin gerilimi eşit verilemediği için iki kaş arasındaki farklı kaldırma ya da yanakların kaldırılmasında ikisi arasındaki eşitsizlik tarzında görülür ve işlemin tekrarını gerektirir. Asimetri sebebi doktorun iki tarafı eşit kaldırmaması değildir. Asimetri iç tarafta sütür migrasyonunun eşit olmaması nedeniyle operasyon sonrasındaki birkaç ay içinde ortaya çıkar.

Relaps: Germe yapılan dokuların tekrar eski hallerine dönmesi. Özellikle alın ve boyun gibi dinamik hareketlerin fazla olduğu bölgelerde hastaların %70’inde durum tekrar eski haline döner. Bu relaps oldukça yüksek bir orandır ve Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Derneğinin 2005 yılı New Orleans toplantısında Isse tarafından rapor edilmiştir. Bu nedenle özellikle alın bölgesine bu işlem yapıldıktan sonra hastaya düzenli olarak alın botoksu yapılmalıdır ki dinamik hareket durdurulsun. Ancak burada ortaya bir paradoks çıkar; hastalar iple germenin verdiği etkiyi alın bölgesine botoks yaptırarak zaten elde edebilirler. O halde hastanın germe işlemini yaptırmasına ne gerek var? Ayrıca çeşitli raporlarda 3 yıl içinde hastalarda orjinal gerilmenin ancak %60’ının kaldığı görülmüştür ve bu da hastaları tekrar bu işlemin yapılmasına veya daha iyi bir yönteme yönelmesine neden olmaktadır.

Sütürler ile yüz germe tekniği gittikçe yaygınlaşmakta olan bir tekniktir. Bunun önemli iki sebebi vardır:

Hastaların yüz germe gibi ciddi bir operasyon yerine relatif olarak daha basit bir operasyonu tercih etmeleri.
Zor bir teknik olmadığı için sadece plastik cerrahlar tarafından değil dermatolog, medikal estetisyen ve hatta pratisyen hekimler tarafından da uygulanabilmesi.

Ancak şu unutulmamalıdır ki yöntemin basitliği ve kolay uygulanabilirliği o yöntemin ideal yöntem olmasını gerektirmez. Özellikle yüz germe gibi ciddi bir operasyona ihtiyaç duyan hastalarda yüzdeki deformasyon çok fazlaysa bu yöntem sonucunda elde edilecek değişiklik çok azdır. Günümüzde yüz germe ameliyatlarında amaç eskisinden farklı olarak dış taraftan derinin çıkartılması değil daha çok iç taraftaki dokuların repozisyonu şeklindedir. Ama ne olursa olsun deriden bir kısmın çıkartılması hemen her vakada uygulanır ve bu deri çıkartılması işlemi yüz germenin önemli bir bölümünü oluşturur ve deri çıkartılmasına ihtiyacı olan hastalarda sütürle germe yöntemi kesinlikle uygun bir yöntem değildir. Klasik olarak aynaya karşıdan baktığınızda kulağınızın önündeki deriyi çektiğiniz zaman kulak memenizi göremiyorsanız iple yüz germe yöntemi sizin için uygun değildir. Bana bu yöntem için başvuran hastaların pek çoğu 40 yaşın üzerinde yüzünde belirgin çökmeler ve deri sarkması olan ve genellikle böyle basit bir yöntem ile çok fazla düzelme olacağını uman hastalardır. Halbuki yöntemin etkisi saçları arkadan toplamakla olacak bir germeden çok daha fazlası değildir. Böyle bir düzelme bir kısım hastaya yetmekle birlikte pek çok hasta için yeterli bir sonuç değildir. Maalesef yanlış bilgilendirme nedeniyle hastalar bu yöntemden çok fazla beklenti içinde olup bunda ısrar etmektedirler.

Amerikan Estetik Plastik Cerrahi derneğinin resmi dergisi Aesthtetic Surgery’nin Mart-Nisan 2007 sayısında yayınlanan bir makalede bu sütür tekniğinin yukarıda saydığım nedenlerden dolayı gittikçe daha az sayıda hastada uygulandığı belirtilmekte olup tekniğin komplikasyonlarının eski literatürlerde belirtildiği gibi çok düşük olmadığı ve buna dikkat edilmesi gerektiği bildirilmektedir Yine aynı yayında bu sütürlerin mekaniği incelenmiş ve bu sütürlerle yapılan germenin tek başına etkisinin çok az olacağı ve birlikte dokularda disseksiyon yapılması hatta bu sütürlerin bazı durumlarda açık yüz germe ameliyatı teknikleriyle birlikte kullanıldığı zaman daha etkili olabileceği belirtilmiştir.

 

 

Etiketler : bursa yüz germe, bursa ip ile yüz germe işlemi, bursa iple yüz aşma, bursa ip ile yüz germe fiyatı, bursa ameliyatsız ip ile yüz germe, bursa ip ile yüz germe ücreti, bursa ip ile yüz germe seansı

Bir Cevap Yazın