Akne yada bilinen adı ile sivilce her insanda ve özellikle ergenlik döneminde kendini gösteren bir cilt hastalığıdır. Yağ bezi kanallarının (folikül) cildin yüzeyinde daha yoğun bir yağ tabakası ile tıkanarak yağ bezlerinin salgıladığı yağın (sebum) cilt dışarısına atılamamasından kaynaklanır.

Hemen hemen her insanda belli dönemlerde görülmektedir. Vücut herhangi bir dış müdahaleye gerensinim duymadan zaman içerisinde kendi tedavisini gerçekleştirir. Gerçekleştiremediği durumlarda ise problem müzmin bir hal alarak kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Bu tür durumlarda akne tedavisi kaçınılmaz olabilir.
Akne / Sivilce Nasıl Oluşur?

Yağ bezleri isimlerini, ürettikleri yağlı bir madde olan sebumdan alırlar. Normal şartlar altında sebum, kıl folikülü boyunca ilerler ve cilt yüzeyine çıkar. Akne oluştuğu zaman sebum folikülün içinde kalır ve dışarı çıkamaz. Akneler yağ bezlerinin daha yoğun olarak bulunduğu yüz, boyun, sırt, kolların üstü ve omuzlar gibi bölgelerde daha çok oluşur. Siyah nokta şeklindeki akne lezyonlarına komedon adı verilirken, kırmızı, şişmiş ve irinli lezyonlara papül, nodül ve püstül denilmektedir.

AKNE / SİVİLCE OLUŞUMUNUN NEDENLERİ
• Genetik Faktörler

Akne genetik özellikler de içeren bir olgudur. Aslında herkes belli bir dereceye kadar akne sorunu yaşayabilir, ama bazı kişilerin kimi akne türlerine genetik bir yatkınlıkları vardır. Eğer anne veya baba ergenlikte ya da hayatının herhangi bir döneminde akne problemi yaşamışsa çocuklarında akne görülme ihtimali daha yüksektir.
• Hormonlar (Androjen)

Akneler genelde, vücut androjen hormonunu daha fazla üretmeye başladığı zaman oluşur. Androjen üretimi 11-14 yaşları arasında en üst seviyeye ulaştığında akneler de artmaktadır. Genç kadınlarda menstrüel döngü nedeniyle değişen hormon seviyeleri de aknelerde alevlenmelere neden olmaktadır. Bu değişiklikler yağ bezlerinin androjenlere olan hassasiyetini de etkilemektedir.
• Bakteriler

Kapalı folikül, bakterilerin üremesi için uygun bir ortamdır. Özellikle bu ortamda yaşayan bakteri P.Acnes bakterisidir. Bu bakteri, sebumla beslenir ve aknesi olsun olmasın herkesin cildinde bulunur. Yağ bezi tıkandığında ve içi sebumla dolduğunda P.acnes bakterisi çok daha çabuk çoğalır. Bakterinin ürettiği kimyasallar folikül içinde ve cilt yüzeyinde inflamasyona neden olur.
• Artan Sebum Üretimi

Yağ bezleri androjenler tarafından uyarıldıktan sonra daha fazla sebum üretmeye başlarlar. Yağlı sebum, folikülün içinde birikir ve yukarıya doğru hareket eder. Yukarı doğru hareket ederken, normal cilt bakterileri ve ölü cilt hücreleriyle birleşir. Sebum üretimi arttıkça, kıl folikülünün tıkanma ve komedonlara neden olma ihtimali de artmaktadır.
• Folikülün İçerisindeki Değişimler

Androjen üretimi arttıkça ve yağ bezleri genişledikçe, kıl folikülünün cildin altına doğru uzanan yapısı da değişime uğramaktadır. Normalde ölü hücreler kademeli olarak dökülürler ve cilt yüzeyinden uzaklaşırlar. Ergenlik döneminde hücreler daha sık dökülürler ve birleşip yapışmaya daha müsaittirler, sebumla temas ettiklerinde folikülü tıkayabilirler. Bu durumda sebum ve ölü hücreler folikülde bir tıkaç oluştururlar.
AKNE TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

– Topikal (Krem) Tedavi
– İlaç Tedavisi
– Mezolifting (Cilt Mezoterapisi)
– Kimyasal / Bitkisel Peeling
– Medikal Cilt Bakımı Tedavisi
– Co2 Fraksiyonel Lazer
• Topikal (Krem) Tedavi

Topikal tedavi, ilaçların deriye değişik yöntemlerle doğrudan uygulanmasıdır. Ergenlik döneminde görülen akneler (fizyolojik akne) ve sivilceler genellikle topikal tedaviye olumlu yanıt verirler.
• İlaç Tedavisi

Topikal tedavinin yanıt vermediği durumlarda ağızdan ilaç tedavisi kullanılabilir. Ağızdan ilaç kullanımı orta derecede ve şiddetli aknesi olan hastalar için önerilmektedir. Bu tür ilaçlar sıklıkla topikal tedavi ile birlikte kullanıldığında daha iyi sonuç verir.
• Mezolifting (Cilt Mezoterapisi)

Dıştan uyguladığınız kremler, daha çok cildin üst tabakasını nemlendirip besler. Ancak cildin asıl canlılığını ve destek görevini sağlayan, kozmetik görünüm açısından beslenmeye ve neme ihtiyacı olan hücreler alt deride bulunur. Mezolifting, enjeksiyon yoluyla derinin bariyer fonksiyonunu aşıp alt tabakasına ulaşması sayesinde akne tedavisinde daha etkili bir başarı sağlamaktadır.
• Bitkisel Peeling

Akneler için yapılan yüzeysel peeling ise salisilik asitlerle (BHA’lar) yapılan peelinglerdir. Bu madde daha yüzeysel olarak epidermisi (cildin en üst tabakasını) etkiler. Daha çok akne, siyah ve beyaz nokta tedavisinde ve ikincil olarak lekelerin tedavisinde de tercih edilmektedir. Bitkisel Peeling uygulamaları 2-3 hafta aralıklarla 6-10 seans yapılır. Mezolifting (cilt mezoterapisi) sonrası tamamlayıcı olarak ta uygulanır.
• Medikal Cilt Bakımı Tedavisi

Cilt bakımında cildin nem oranının dengelenmesi, akne ve dış etkenlerden korunması için vitaminler ve antioksidanlar içeren profesyonel ürünler kullanılıyor. Mezolifting (cilt mezoterapisi) sonrası tamamlayıcı olarak ta uygulanır.
• Co2 Fraksiyonel Lazer

Akne izleri (sivilce) ve çukurları, yara ve yanık izleri ve deri çatlaklarının görüntüsünün düzeltilmesinde kullanılan etkili bir tedavidir.
Akne Oluşumunu Önlemek için Uyarılar

– Yorgunluk ve stresin; stres hormonlarını ve dolaylı olarak yağ yapımını artırdığı bilinmektedir. Yorgunluk ve stresten olabildiğince uzak kalmaya çalışın.

– Uyku esnasında cilt beslenmekte ve kendini yenilemektedir. Bu yüzden uykunuzu iyi almaya özen gösterin.

– Egzersiz herşeyden önce genel sağlık için çok yararlıdır. Kan dolaşımını hızlandırır ve cildin de aralarında bulunduğu hayati organlara daha fazla oksijen gitmesini sağlar. Egzersizden sonra yüzünüzde biriken ve bakteriler için ortam yaratan yağ ve teri mutlaka dikkatlice yıkayın. Aksi takdirde aknelerin artması mümkündür.

– Su, vücut ve ciltteki hücrelerin içeriğinin önemli bir bölümünü oluşturur, toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır ve besinlerin vücutta taşınmasını sağlar. Su içmek akneleri yok etmez ama cildin sağlığını korumaya yardımcı olur.

– Saunalardan ve havalandırması olmayan mutfaklardan uzak durun.

– Akneleri sıkmayın, üzerindeki deriyi ve iltihaplı kısımları koparmayın.

– Ellerinizi sık sık yıkayın. Zaman zaman çok güçlü bir istek duysanız bile akneleri sıkmayın. Okurken, televizyon izlerken ya da ders çalışırken ellerinizin yüzünüzden uzak tutmasına özen gösterin.

-Yüzünüzü günde iki defa dermatoloğunuzun önerdiği bir sabunla yıkayın. Havlunuzu her gün değiştirin. (Nemli havlu bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır).

– Haftada en az iki kez saçınızı yıkayın. Uyurken saçlarınızı yüzünüzden uzak tutmaya çalışın. Gün içinde saçlarını yüzüne değmeyecek şekilde toplayın.

– Aşırı güneşlenmeyin.

– Dermatologla olan randevularınızı düzenli olarak takip edin. Nelerin denendiğini ve nasıl sonuç verdiğini kaydedin. Tedaviyi yarım bırakmayın.

>> Lazerle Rozase (Rosacea) Tedavisi
Esasında bir kılcal damar rahatsızlığı olan rozase (rosacea) hastalığına lazerle etkili bir tedavi sağlanmaktadır. Tek seansta gözle görülür bir iyileşme sağlanabilir.

Cilt Tipine Göre Güneş Koruyucu Kullanım Tablosu

Tip Cilt Türü Saç Rengi Özellikleri Önerilen Güneşten Koruma Faktörü
Gündelik Kullanım Açık Havada
I Çok beyaz Kızıl Kolay yanar, hiç bronzlaşmaz spf 15 spf 25-30
II Beyaz Sarı, kestane Kolay yanar, hafif bronzlaşır spf 12-15 spf 25-30
III Buğday Kestane, siyah Bazen yanar, orta düzeyde bronzlaşır spf 8-10 spf 15
IV Esmer (Akdeniz) Siyah Az yanar, iyi bronzlaşır spf 6-8 spf 15
V Koyu esmer (Ortadoğu) Siyah Nadiren yanar, yoğun bronzlaşır spf 6-8 spf 15
VI Siyahi (Zenci) Siyah Hemen hiç yanmaz, koyu renkli spf 6-8 spf 15

 

Sık Sorulan Sorular
Aknenin nedeni karaciğer bozukluğu mudur?

Akne ile karaciğer bozukluğu arasında bir ilişki bulunmamaktadır ve bu iki hastalık arasında kurulan sıkı bağ tamamen bir hurafeden ibarettir.
Diyet ile akne arasında bir ilişki var mıdır?

Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda akne ile yediğimiz gıdalar arasında direk bir bağlantı bulunamamıştır. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarda yüksek glisemik indeksi olan gıdalarla (Glisemik indeksi yüksek olan besinler kan şekerinin hızla yükselmesine ve bunun sonucunda da pankreasın depolanmış insülininin hızla kana verilmesine ve kandaki insülin miktarının hızla yükseltmesine sebep olur) aknenin tetiklendiği belirtilmektedir. Buyüzden bu tür gıdaların aşırı miktarda alınması ve tek yönlü olarak kullanılması önerilmemektedir. Yüksek glisemik indeksi olan gıdalar; patates, beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz şeker, işlenmiş meyve suları, muz (olgun), karpuz, krakerler, mısır cipsi ve mısır gevreğidir. Bunun dışında bazı hastalar çekirdek, yağda kızartma, çikolata gibi yağlı, kalori değeri yüksek ve hemen kana karışan gıdalardan sonra akne şiddetinde bir artma tariflemektedir, bu hastaların akne şikayetini arttırdığını düşündüğü bu tip gıdalardan uzak kalmasında fayda vardır.
Adet düzensizliği ile akne arasında bir bağlantı var mı?

Eğer bayan hastada akne ergenlik döneminde olmadığı halde ileri yaşta başlıyorsa, beraberinde adet düzensizliği, kilo vermede zorlanma, çene, karın, sırt ve meme başı çevresinde aşırı kıllanma şikayetlerinden bir veya birkaçı varsa hormon bozukluğu açısından değerlendirilmesi gerekir. Bu hastalarda özellikle yumurtalık kisti, yani polikistik over hastalığından şüphelenilir. Bu hastalıkta sivilce şikayeti oldukça dirençlidir ve tedavisi erkeklerde kullanılan akne tedavisinden oldukça farklıdır. Genel olarak unutulmaması gereken ise adet dönemlerinde çoğu bayanda akne şikayetinin artabileceği dir, bu hormonların neden olduğu doğal bir süreç olup bir hastalık belirtisi değildir. Ayrıca gebelikte de hormonların etkisiyle akne şiddetlenebilmektedir.
Akneyi sıkmak önerilir mi?

Hayır, kesinlikle akneyi sıkmak, oynamak önerilmez. Bazı akne tiplerinde ancak doktor gözetiminde akne lezyonları boşaltılabilir. Kurcalanan aknede iltihap yayılabilir, kızarıklık artabileceği gibi, iz kalma riski de artar.
Akne tedavisi kalıcı mıdır? Tekrar aynı problemi yaşar mıyım?

Medikal yöntemlerle tam olarak geçirilememekte, ancak kontrol altına alınabilmektedir. Fakat tedavi sonrası hasta, rahatsızlığa neden olan etkenleri ortadan kaldırdığı sürece tekrarlama riski yok denilecek kadar azdır.
Akne tedavisi için danışma ve testler ücretli midir?

Hayır, dilediğiniz zaman randevu alarak uzmanlarımıza danışabilir, görüş ve ortalama fiyat bilgisi alabilirsiniz. Bizlere e-posta, telefon veya bizzat kliniklerimize gelmek suretiyle ulaşabilir, aklınıza takılan konularda bilgi alabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın